19-25 EYLÜL ŞEKER TÜKETİMİNE DİKKAT HAFTASI
Hastanemiz İç Hastalıkları Uzmanı Esra YAKŞI “19-25 Eylül Şeker Tüketimine Dikkat Haftası”Olması nedeniyle vatandaşlarımızın şeker tüketimi hakkında farkındalık kazanmaları ve bilinçlenmeleri amacıyla bilgi vermiştir.
Şeker Tüketimine Dikkat Haftası, toplumda sağlıklı beslenme konusunda farkındalık oluşturmak ve aşırı şeker tüketiminin sağlık üzerindeki olumsuz etkilerine dikkat çekmek amacıyla düzenlenen önemli bir farkındalık çalışmasıdır. Bu hafta kapsamında bireylerin günlük beslenme alışkanlıklarını gözden geçirmeleri, tükettikleri şeker miktarının farkına varmaları ve daha sağlıklı beslenme alışkanlıkları kazanmaları hedeflenmektedir.
Günümüzde hazır ve işlenmiş gıdaların tüketiminin yaygınlaşması, günlük alınan serbest şeker miktarının artmasına neden olabilmektedir. Şeker yalnızca çay, kahve veya tatlılara eklenen şekerden ibaret değildir. Gazlı ve şekerli içecekler, hazır meyve suları, bisküvi, kek, çikolata, kahvaltılık gevrekler, soslar ve birçok paketli ürün önemli miktarlarda şeker içerebilmektedir. Bu nedenle bireyler, farkında olmadan günlük ihtiyaçlarının üzerinde şeker tüketebilmektedir.
Fazla miktarda şeker tüketimi, özellikle uzun vadede sağlık açısından çeşitli riskler oluşturabilir. Yüksek enerji alımına katkıda bulunarak kilo artışı ve obezite gelişimini kolaylaştırabilir; ayrıca tip 2 diyabet, kalp-damar hastalıkları ve karaciğer yağlanması gibi metabolik sorunlarla ilişkilidir. Şeker tüketiminin diş çürükleri açısından da önemli bir risk faktörü olduğu bilinmektedir. Özellikle çocukluk döneminde sık ve yüksek miktarda şeker tüketimi, ilerleyen yaşlarda sağlıksız beslenme alışkanlıklarının yerleşmesine katkıda bulunabilir.
Dünya Sağlık Örgütü, serbest şeker tüketiminin günlük enerji alımının %10'undan daha az olmasını, mümkünse %5'in altında tutulmasını önermektedir. Bu nedenle şeker tüketiminde yalnızca sofrada kullanılan şekere değil, gıdaların doğal olarak içerdikleri şeker ile sonradan eklenen şeker arasındaki farka da dikkat edilmelidir. Özellikle meyve ve süt gibi besinlerde doğal olarak bulunan şekerler ile bal, şurup ve gıdalara eklenen serbest şekerler aynı şekilde değerlendirilmemelidir.
Şeker tüketimini azaltmak için öncelikle şekerli içeceklerin ve yüksek miktarda şeker içeren paketli ürünlerin tüketimi sınırlandırılabilir. Tatlı ihtiyacını karşılamak için taze meyveler tercih edilebilir. Evde yemek hazırlamak, porsiyonlara dikkat etmek ve düzenli öğün alışkanlığı oluşturmak da sağlıklı beslenmeyi destekler. Bunun yanında alışveriş sırasında ürünlerin içerik ve besin değerleri etiketlerinin okunması büyük önem taşır.
Paketli ürünlerin etiketlerinde şeker; sakkaroz, glikoz şurubu, fruktoz şurubu, dekstroz ve benzeri farklı isimlerle bulunabilir. Bu nedenle yalnızca ürünün ön yüzündeki “şekersiz” veya “ilave şeker içermez” gibi ifadelere bakmak yerine içerik listesinin tamamının değerlendirilmesi gerekir. “Şekersiz” olarak belirtilen bir ürünün mutlaka düşük kalorili veya sağlıklı olduğu düşünülmemelidir.
Sağlıklı beslenme, şekeri tamamen hayatımızdan çıkarmak anlamına gelmez. Önemli olan, şeker tüketiminin miktarını ve kaynağını bilmek, özellikle serbest şeker tüketimini sınırlamak ve dengeli bir beslenme düzeni oluşturmaktır. Küçük ve sürdürülebilir değişikliklerle şeker tüketiminin azaltılması, uzun vadede daha sağlıklı beslenme alışkanlıklarının oluşmasına katkı sağlayabilir.
Şeker Tüketimine Dikkat Haftası vesilesiyle herkesin günlük beslenme alışkanlıklarını gözden geçirmesi, etiket okuma alışkanlığı kazanması ve daha fazla doğal, besleyici ve dengeli gıda tercih etmesi önem taşımaktadır. Sağlıklı bir yaşam için önemli olan, ne kadar şeker tükettiğimizin farkında olmak ve bilinçli seçimler yapmaktır.
